banner15

15 Soruda Zina (Aldatma)Sebebiyle Boşanma Davası...Avukat Ezgi Merve Sapmaz

Çok değerli gazetesilivri.com okuyucuları bu hafta sizler ile Zina (Aldatma) sebebiyle Boşanma davası konusunu işleyeceğiz.

15 Soruda Zina (Aldatma)Sebebiyle Boşanma Davası...Avukat Ezgi Merve Sapmaz
banner29

1- Zina (Aldatma) Sebebiyle Boşanma Davası Nedir?

Zina, eşlerden birisinin evlilik dışı cinsel birliktelik yaşamasıdır. Zinanın söz konusu olabilmesi için Türk Medeni Kanunundaki şartları taşıyan resmi bir evliliğin mevcut olması gerekir. Zina sebebine dayalı boşanma davası Türk Medeni Kanunu madde 161’de düzenlenmiş özel bir boşanma sebebidir. Zina sebebine dayalı boşanma davası açılabilmesi için cinsel birlikteliğin yaşanması şart olup, cinsel birlikteliğe varmayan duygusal yakınlaşmalardan dolayı zina sebebine dayalı boşanma davası açılamaz. Flört etme, öpüşme, mesajlaşma, el ele tutuşma, sarılma gibi davranışlar zina oluşturmaz. Bu durumda güven kırıcı davranış söz konusu olur ve boşanmak isteyen taraf ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilir.

2- Zina Sebebiyle Boşanma Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Zina sebebine dayalı boşanma davasında TMK hak düşürücü bir süre belirlemiştir. Buna göre zina – aldatma sebebine dayalı boşanma davasının, zina fiilinin öğrenilmesinden 6 ay, herhalde zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmeden açılması gerekir. Kanuna göre bu süreler hak düşürücüdür. Yani belirlenen 6 ay ve 5 yıllık sürelerde zina sebebine dayalı boşanma davasının açılmaması durumunda bir daha aynı eyleme dayalı olarak dava hakkı söz konusu olmayacaktır.

3- Zina Suç Mudur?

Zina eylemi Türk Ceza Kanunu anlamında suç değildir. 1996 yılında erkek eş için, 1998 yılında da kadın için suç olmaktan çıkartılarak kanundan kaldırılarak suç olmaktan çıkartılmıştır. Dolayısıyla zina yapan eş, ceza anlamında herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaktadır.

4- Zina Sebebine Dayalı Boşanma Davası Nasıl İspatlanır?

Zina sebebine dayalı boşanma davasında zina, hukuka uygun yolla elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Bu delillere örnek olarak fotoğraf, mesaj kayıtları, otel kayıtları telefon kayıtları, ses kaydı, tanık beyanı gösterilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ses kaydı gibi delillerin hukuka aykırı elde edilmemiş olmasıdır. Zira hukuka aykırı yolla elde edilmiş bir delil hem yargılamada kullanılamaz hem de özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşmasına sebep olur. Bu durum eşin telefonuna kurulan casus yazılım kayıtları, gizli kamerayla yapılan çekimler için de geçerlidir. Ayrıca aldatan eşin telefon yani HTS kayıtlarının ilgili operatörden istenmesi veya aldatan eşin 3. Bir kişi ile otel kayıtlarının jandarma veya polisten sorgulanması da zina sebebine dayalı boşanma davasının ispatında önemli rol oynamaktadır. Bunun yanında aldatma sebebine dayalı boşanma davalarında tanık olarak dinlenilecek kişilerin, yargılamaya konu iddialara bizzat şahit olması gerekmektedir. Bir tarafın anlattığı gibi bilgisi olan kendisinin şahit olmadığı tanık beyanlarının hükme esas alınabilmesi mümkün olmayacaktır.

5- Aldatma Olduğunda Tazminat Alınabilir Mi?

Kanuna göre evlilik birliğinin sona ermesinde tam kusurlu veya diğer eşten daha kusurlu olan eş, kusursuz veya daha az kusurlu olan eşe tazminat ödeyebilir. Burada hâkim, dosyada mevcut delillere göre vicdani kanaatiyle karar verir. Bir eş lehine tazminata hükmedilmesi için mutlaka tazminat talebinde bulunulması gerekir. Talep olmaksızın hâkimin tazminata hükmedebilmesi mümkün değildir. Aldatmanın söz konusu olması ve ispatlanması durumunda da hâkim uygun maddi ve manevi tazminat miktarına hükmeder. Tazminat talebi boşanma davası ile sunulabileceği gibi ayrı bir dava ile de yargı yoluna götürülebilir.

6- Zinayı Affeden Dava Açabilir Mi?

Aldatma sebebine dayalı boşanma davası açılabilmesi için kural dava açan eşin, zina yapan eşi affetmemiş olmasıdır. Zina yapan eşin affedilmesi durumunda gerek kanun gerekse de Yargıtay, affeden eşin zina sebebine dayalı boşanma davası açamayacağını, açılmış ise söz konusu davanın reddedileceğini kabul etmektedir. Burada önemli olan nokta zina fiilinin, zina gerçekleştikten sonra affedilmesidir. Zina eyleminden önce eşlerden birisinin bu duruma rıza göstermesi affetme olarak değerlendirilmemektedir.

7- Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Aldatma sebebiyle açılan boşanma davasında ve diğer sebeplerle açılan diğer tüm boşanma davalarında müşterek çocuğun velayetinin belirlenmesinde çocuğun üstün yararı mahkemece göz önünde bulundurulur. Mahkeme müşterek çocuğun bakımının, eğitiminin, maddi ve manevi varlığının hangi tarafta daha olumlu gelişeceğine kanaat getirir ise velayeti de o eşe verecektir. Dolayısıyla çocuğun üstün yararının aldatan eşte daha yüksek olacağı mahkemece değerlendirilir ise aldatan eşe de velayet verilebilir.

8- Bipolar Kişilik Bozukluğu, Borderline Sendromu veya Şizofreni Olan Eşin Aldatması Durumunda Ne Olur?

Söz konusu durumların söz konusu olması ve bu eşin aldatması durumunda göz önünde bulundurulması gereken husus bu durumun evliliğe engel olmayacak derecede akıl hastalığının söz konusu olup olmamasıdır. Şayet evliliğe ve ortak hayata engel olmayacak durumda akıl hastalığı söz konusu ise aldatan eş kusurlu sayılır. Ancak evliliğe engel olacak düzeyde bir akıl hastalığının söz konusu olması ve bu durumun diğer eş açısından ortak hayatı çekilmez hale sokması durumunda akıl hastalığı özel boşanma sebebine dayanarak boşanma davası açmak daha doğru olacaktır.

9- Üçüncü Kişiye (Aldatan Eşin Sevgilisine) Tazminat Davası Açılabilir Mi?

Yargıtay bu hususta sadakat yükümlüğünün evlilikte sadece eşlere yüklenmiş bir yükümlülük olduğuna, aldatma eyleminin gerçekleşmesi durumunda da kusurun aldatan eşte olduğuna hükmetmiştir. Dolayısıyla aldatan eşin sevgilisi olan üçüncü kişi aleyhine tazminat davası açılamaz. Açılır ise son Yargıtay içtihatları göz önüne alınarak söz konusu dava reddedilecektir.

10- Zina Sebebine Dayalı Boşanma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Zina sebebine dayalı boşanma davalarında da görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla boşanma davalarını yürütmektedir.

Zina sebebine dayalı boşanma davalarında yetkili mahkeme ise eşlerden birisinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin son 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

11- Aldatma Sebebiyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Zina – aldatma sebebiyle boşanma davalarının süresi tarafların ileri sürdükleri iddialar, toplanmasını istedikleri delillere göre değişiklik göstermektedir. Ancak ortalama bir süre vermek gerekir ise zina sebebine dayalı boşanma davaları delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, gerekir ise bilirkişi incelemesi yaptırılması ve adli tatilin olması da göz önüne alındığında ortalama 1,5 – 2 yıl civarında sürmektedir.

12- Boşanma Davası Devam Ederken Zina Öğrenilirse Ne Yapılmalıdır?

Dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı devreye girer. Bu aşamadan sonra tarafların bu davada yeni iddia ve delil ileri sürebilmesi mümkün değildir. Boşanma davası devam ederken eşinin kendisini aldattığını öğrenen taraf bu hususu mahkemeye bildiremez. Bildirir ise de mahkemece dikkate alınmaz. Bu durumda yapılması gereken zina sebebine dayalı ayrı bir boşanma davası açılarak ilk dava ile birleştirilmesini talep etmektir.

13- Aldatılan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Boşanmanın gerçekleşmesi ile maddi durumu kötüleşecek ve yoksulluğa düşecek olan taraf, eğer kusuru daha ağır değil ise geçimini sağlamak için aldatan eşten yoksulluk nafakası talebinde bulunabilir. Bu hususta nafaka yükümlüsünün kusuru aranmamaktadır. Yoksulluk nafakasının belirlenmesinde aldatan eşin maddi durumu da önemlidir. Yoksulluk nafakası mevcut düzenlemeler ışığında süresiz olarak verilmektedir. Ancak nafaka yükümlüsü olan eş, ileride nafaka alacaklısı eşin yoksulluk durumundan kurtulduğunu ileri sürüp ispatlayarak nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını talep edebilir.

14- Aldatılma Durumunda Evlilikte Alınan Mallar Nasıl Paylaşılır?

01.01.2002’den sonra evliliklerde eşler edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş kabul edilirler. Buna göre evlilik birliği içerisinde eşlerin edinilmiş mal olarak elde ettikleri değerler yarı oranında paylaşılacaktır. Ancak kanunda zina eyleminin söz konusu olması durumunda, zina yapan eşin katılma alacağının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Dolayısıyla zinanın yani aldatmanın söz konusu olması durumunda mal paylaşımının yarı yarıya yapılması şart değildir. Aldatılan eş, aile mahkemesinde aldatan eşin katılma alacağının yani artık değerdeki pay oranının azaltılması veya kaldırılması için dava açmalıdır. Bu durum yalnızca edinilmiş mallara katılma rejiminde söz konusu olan bir durumdur. Eşlerin diğer mal rejimlerinden birisini seçmesi durumunda bu hüküm uygulanamayacaktır.

15- Zina Sebebiyle Boşanma Davasında Boşanma Avukatı Gerekir Mi?

Boşanma davalarının açılmasında veya devamı sırasında boşanma avukatı ile temsil zorunlu değildir. Ancak yargılama sırasında hak kaybına uğramamak, süre kaçırmamak, doğru delilleri sunmak gibi hususlarda bir boşanma avukatından yardım almak tarafların yararına olacaktır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner30